Eksamen: FSP6362 / PSP5930 | Semester: Vår 2024 | Varighet: 4 timer
Vekting: Lesing ca. 35 % | Skriving ca. 65 %
| Nr. | Setning | Riktig ord | Forklaring |
|---|---|---|---|
| 1 | Ödevlerimi ___ yaparım. | zamanında | «Zamanında» = i tide / på riktig tidspunkt. Jeg gjør leksene mine i tide. |
| 2 | Esnerken ___ elimle kapatırım. | ağzımı | «Ağzımı» = munnen min. Når jeg gjesper, dekker jeg til munnen med hånden. |
| 3 | Okuldan çıkar çıkmaz çoğu zaman ilk önce ___ giderim. | eve | «Eve» = hjem (dativ). Straks jeg er ferdig på skolen, drar jeg som regel først hjem. |
| 4 | Teyzemin yaşadığı ___ Ankara'dır. | şehrin adı | «Şehrin adı» = byens navn. Navnet på byen tanten min bor i, er Ankara. |
| 5 | Antalya'nın Alanya ___ yazlığımız var. | ilçesinde | «İlçesinde» = i distriktet/kommunen. Vi har et feriehus i Alanya-distriktet i Antalya. |
| 6 | Dedemin köyünün adı ___ 'dır. | Karakaya | «Karakaya» er et stedsnavn. Bestefars landsby heter Karakaya. |
| 7 | Ben ___ doktora giderim. | hastalanınca | «Hastalanınca» = når jeg blir syk. Jeg går til legen når jeg blir syk. |
| 8 | Gelen telefona cevap verirken ___ alo derim. | ilk önce | «İlk önce» = først. Når jeg svarer telefonen, sier jeg først «hallo». |
| 9a | Kitap ___ ve yazı yazarken dik | okurken | «Okurken» = mens jeg leser. Når jeg leser bøker og skriver, sitter jeg rett. |
| 9b | ... dik ___. | otururum | «Otururum» = jeg sitter. Jeg sitter oppreist (dik otururum). |
| 10 | Günde ___ fırçalarım. | iki kez dişlerimi | «İki kez dişlerimi» = tennene mine to ganger. Jeg pusser tennene to ganger om dagen. |
| Påstand | Svar | Forklaring |
|---|---|---|
| 1. «Güneşli Ada» er en halvøy. | Usant | Teksten kaller det «ada» (øy), ikke «yarımada» (halvøy). Det er en øy midt i havet. |
| 2. Det er nesten alle typer frukttrær på øya. | Sant | Teksten sier «hemen hemen her türlü meyve ağaçları vardı» = det var nesten alle typer frukttrær. |
| 3. Det oppstår høye bølger i havet. | Sant | Teksten sier «köpüklü dev dalgaların» = skummende kjempebølger som slo mot de grønne kystene. |
| 4. Befolkningen på øya lever av turisme. | Usant | Teksten sier at de fleste drev med fiske (balıkçılık) og noen med jordbruk (tarım), ikke turisme. |
| 5. Menneskene på øya beskrives som hardtarbeidende og godhjerta. | Sant | Teksten sier «çalışkan ve iyi yürekli insanlar yaşardı» = hardtarbeidende og godhjertede mennesker bodde der. |
| 6. Befolkningen på øya reiste ofte til andre steder. | Står ikke i teksten | Teksten nevner ikke at folket reiste noe sted. Det er et lasteskip som kommer til øya, men ingen reise fra øya. |
| Nr. | Idiom | Forklaring | Norsk betydning |
|---|---|---|---|
| 1 | Gözlerinin içi gülmek | Alt. 6: Çok sevindiği yüzünden, gözlerinden belli olmak. | Gleden lyser i øynene – man er så glad at det synes. |
| 2 | Kol kanat germek | Alt. 2: Korumak, himaye etmek | Bre ut armene som vinger – beskytte noen, ta noen under sine vinger. |
| 3 | Kulak vermek | Alt. 4: Merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak | Gi øre – lytte oppmerksomt, prøve å høre. |
| 4 | Dedikodu yapmak | Alt. 3: Biriyle başkası hakkında konuşmak | Sladre – snakke om andre bak ryggen deres. |
| 5 | Yol göstermek | Alt. 1: Kılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek | Vise vei – guide noen, forklare veien til noen som ikke vet. |
| 6 | El ele vermek | Alt. 7: Bir konuda güçlerini birleştirmek, işbirliği yapmak | Gi hånd i hånd – slå kreftene sammen, samarbeide. |
| 7 | Ağız aramak | Alt. 5: Birinden bir şeyi öğrenmek istemek. | Lete i munnen – forsøke å få informasjon fra noen, lirke noe ut av noen. |
| Påstand | Svar | Forklaring |
|---|---|---|
| 1. Summingen fra biene kunne ikke høres fordi et stort passasjerfly passerte. | Sant | Teksten sier «vızıltı bir ara kesildi. Çünkü yaklaşan uçağın motor gürültüsü, onların sesini bastırdı. Bu bir yolcu uçağıdır.» Biesummingen stoppet fordi flyets motor overdøvet den. |
| 2. Hakan likte dagens tema. | Usant | Teksten sier «Hakan, dersin konusundan pek hoşlanmamışa benziyordu» = Hakan virket ikke å like temaet særlig godt. |
| 3. Özgür tror at flyet vil lande et sted i nærheten av skolen. | Usant | Özgür sa «Uçak, okulumuzu görmüş olmalı» = flyet må ha sett skolen vår. Han sa ikke noe om landing. |
| 4. Læreren oppførte seg som om han ikke hørte Özgür, og fortsatte undervisningen. | Sant | Teksten sier «Öğretmen onu duymamış gibi davranıp dersini sürdürdü» = læreren lot som hen ikke hørte ham og fortsatte timen. |
| 5. Elevene hørte fuglene kvitre. | Står ikke i teksten | Teksten nevner susingen fra bjørketrær (kayın ağaçlarının hışırtısı), biesumming (arıların vızıltısı) og flymotorstøy, men ingen fugler. |
Sayın editör,
Ben Elif, 16 yaşındayım ve yeni taşındığım bu küçük kasabada büyük bir sorun yaşıyorum. Futbola çok tutkulu bir kızım. Küçüklüğümden beri futbol oynuyorum. Ama burada sadece bir erkek futbol takımı var ve kulüp beni kabul etmiyor.
Bu karar çok adaletsiz! Futbol sadece erkeklerin sporu değil. Kızlar da erkekler kadar iyi oynayabilir. Norveç'te kadın futbol takımı çok başarılı. Herkesin eşit haklara sahip olması gerekiyor. Bir kız olduğum için futbol oynayamamamı kabul edemiyorum.
Kulübün bu kararını değiştirmesini istiyorum. Spor herkes içindir!
Saygılarımla,
Elif
Konu: Kayıp Bagaj – Uçuş TK1234
Sayın Yetkili,
Ben Mehmet Yıldız. Dün İstanbul'dan Antalya'ya TK1234 sefer sayılı uçakla geldim. Ancak bagajım yanlış ülkeye gönderilmiş. Şu anda Antalya'dayım ve burada beş gün daha kalacağım.
Bavulum büyük, koyu mavi renkli bir Samsonite valiz. Üzerinde turuncu bir etiket var. İçinde kıyafetlerim, ilaçlarım ve kişisel eşyalarım bulunuyor.
Bagajım olmadığı için acil olarak bazı şeyler almam gerekiyor: üç tişört, iki pantolon, iç çamaşırları, diş fırçası, diş macunu, güneş kremi ve şarj aleti. Bunlar için yaklaşık 1500 Türk Lirası harcamam gerekecek. İlaçlarım bavulda olduğu için eczaneden yeni ilaç almam gerekiyor, bu da yaklaşık 500 TL daha demek.
Bu masrafları mümkün olan en kısa sürede geri almam gerekiyor çünkü tatil bütçem sınırlı. Geri ödeme için ne yapmam gerekiyor? Hangi belgeleri saklamalıyım?
Teşekkür ederim.
Mehmet Yıldız
Ben Nora. Lucas ve Sofia ile uzun süredir çok iyi arkadaşız. Her gün birlikte okula giderdik, hafta sonları birlikte vakit geçirirdik. Ama şimdi her şey değişti ve çok üzgünüm.
Geçen hafta okulda bir grup ödevi vardı. Ben ve Lucas aynı grupta çalıştık ama Sofia başka bir grupla çalışmak zorunda kaldı. Sofia bize çok kızdı. Bizi kendisini dışladığımızı düşündü. Aslında öğretmen grupları belirledi, biz seçmedik. Ama Sofia bizi dinlemedi.
Daha sonra daha kötü bir şey oldu. Sofia kızgınlıkla sosyal medyada Lucas hakkında kötü şeyler yazdı. Lucas çok kırıldı ve Sofia'yla bir daha konuşmak istemediğini söyledi. Şimdi ikisi de birbirleriyle konuşmuyor ve ben ortada kaldım.
Bu durumdan çok mutsuzum. İkisini de çok seviyorum ve bu arkadaşlığı kaybetmek istemiyorum. Bence hep birlikte oturup sakin bir şekilde konuşmalıyız. Herkes duygularını açıkça anlatmalı. Sofia öğretmenin grupları belirlediğini anlamalı. Lucas da Sofia'yı affetmeye çalışmalı çünkü Sofia kızgınlıkla yazdı.
Gerçek arkadaşlık sorunları birlikte çözmek demektir. Umarım tekrar eskisi gibi olabiliriz.